14 Mayıs 2009 Perşembe

Çocukluğunuzda ne yaşadınız?


Uzun zaman bekledim Venüs'ün ters hareketi geçsin de normal insanlar olalım diye. Terazi burcuna mensup diğer arkadaşlarla asker yolu gözler gibi gün saydık resmen. 17 Nisan gelecek de Venüs'ün allahın belası ters hareketi geçecek bizler de normal birer güzel, özgüvenli, hayata anlam yüklemekte usta, mutlu, anlayışlı ve çapkın Teraziler olacaktık tekrardan. Evet neredeyse 1 ay geçti, şimdi bambaşka ters hareketler var anladığım kadarıyla çünkü ben düzelmek yerine daha da kötü oluyorum gün geçtikçe. Ama işsizlikle ya da başka bişeyle ilgisi yok bunun. Hayatın anlamı üzerine düşünmemekte usta olan beynim artık bunu beceremiyor fazla boş vakitten olabilir. Dün Everything is illuminated diye bir film izledim. Filmde şöyle soruyor Polonyalı fakir genç  Amerikalı gence insanlar neden arabalarını kendileri park etmiyor da valet parka veriyorlar. Ben de düşündüm o an. Metafor oldu bi anda. Hayatımızı sözde kolaylaştıran bu anlamsız lüksler yüzünden insanlar paralarıyla kıçlarını siliyor ama depresyonlar denizinde boğuluyorlar. Evet, ben kıçımı silecek param olmamasına rağmen depresyondayım. İtiraf ediyorum yıllardır kendimi tuttum düşünmemek, hayal kurmamak için ama şimdi düşününce neden yaşıyorum diye yemin ederim bir anlam yükleyemiyorum. Üstelik eskiden kendimi durdurmama neden olan annem üzülür de benim için hiçbir anlam ifade etmiyor. Dün gece donla uyudum sıcaktı çok, intihar etmeyi düşündüm ama öyle camdan atlarsam fazla soru işareti bırakırdım kafalarda. Yazacağım mektupları falan düşündüm. İlk Ayşegül'e yazacağım mektubu düşündüm. Bazı insanlara söylemesini istediğim şeyler geldi aklıma. Emir'e mesela. Ne zor bir görev olacağını düşünüp son isteğim bile olsa vazgeçtim. Ben kötü bir insanım. Hem de çok. Aslında iyi gibi görünen iğrenç bir insanım.

Şuan bulunduğum bebekteki caffe neroya daha önce geldiğimde de buraya gelen bir kız çocuğu ve babası vardı. Yine onları görüyorum. Beni babam hiç cafeye götürmedi, belki de ondan bu kadar kötü bir insan oldum. Şimdi resimlerini de çektim sizler için. 

Ulan adam gelip sizden bişey rica edebilir miyim 2 dakika tuvalete götürücem kızımı dedi. Ve bu dialoğu o ilk gördüğüm gün de yaşamıştık. Ve hatta sonradan hatırladım, kızın bi oyuncağı vardı, başka bi çocuk gelip o da oynamak istemişti kız çantasına koymuştu tek kelime etmeden. Ben hiç bencil bi çocuk olmadım, o hiç depresyona girmicek lan ne güzel.

2 yorum:

chaoticnat dedi ki...

bana mektup yazma abi çünkü içini görüyorum ya. dev diil öle..

RentoN dedi ki...

tebrik ederim,güzel yazmışsın