“Bir masal vardır;
Çocukken duyduğum bir masal.”
Çocukken kulaklara çalınan masallar gibidir barış. Uzakta kalmışcasına, elimizden alınmış da bizi arkasında ağlamaklı bırakmışcasına... Yine de hep bir ağızdan çıkmışcasına bize ait.
Yaşamanın, “bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir orman gibi kardeşcesine” yaşamanın hasreti içindeyiz. Ağaçların altından makinelerle acımasızca yıkılmadığı, ormanların yerlerini çöllere bırakmadığı bir dünyanın hasreti içindeyiz. Hasreti içindeyiz, dallarında bombaların değil, meyvelerin büyüdüğü ağaçlarla çevrili bir dünyanın.
“Peki ama ne yapabiliriz?”
Aristophanes’in yazdığı “Kadınlar Savaşı” Nazım’ın uyarlamasıyla “Kadınların İsyanı”na dönüşür; değişen zaman ve koşullarla “Giderayak işlerim var bitirilecek” der kadınlar. Savaş makinasına ve iktidarın tahakkümüne karşı durarak “istenen, iyi, uzun ömürlü bir dünyanın parlak mutluluk ve sonsuz barış dünyasının başlangıcını” kurmak için harekete geçerler.
Oyun saatleri henüz kesinleşmedi (muhtemelen 17'den sonra); tekrar bildirilecektir.
GÖSTERİM TARİHLERİ:
2 Mayıs (Seyirciye açık KOSTÜMLÜ GENEL PROVA)-İ.T.Ü. Taşkışla Kampusu 127 numaralı salon
7 Mayıs İ.T.Ü. Taşkışla Kampusu 127 numaralı salon
4 Mayıs Boğaziçi Üniversitesi Demir Demirgil Salonu (İstanbul Amatör Tiyatro Günleri kapsamında)
9 Mayıs İ.T.Ü. Maslak KSB Oditoryum
14 Mayıs Şehir Tiyatroları Kağıthane Sahnesi (Genç Günler kapsamında)
17 Mayıs Ege Üniversitesi (Ege Üniversitesi Tiyatro Şenliği kapsamında)
23 Mayıs Bakırköy Yunus Emre Sahnesi
29 Nisan 2008 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder