13 Aralık 2007 Perşembe

tsunami

Bi gün bir çocuk evden çıkmış,yürümüş,yürümüş yürümüş bir dağın tepesine gelmiş,ellerini cebine sokmamış çünkü de hava güzelmiş.

İçinde kaydırak olduğunu düşünüyormuş bazen ve sürekli oradan bir top karamelli dondurma akıyormuş gibi hissediyormuş elleri dışarda o yolda yürürken,yürürken,yürürken.

Hayat çok garipmiş,vapurlar falan.vapurdan yeni indiğini ama vapurdayken ne kadar da garip olduğundan bi haber olduğunu farkedip dudağının sol ucuna bir kıvırt oturtmuş.

İnsanlar çok iğrenç,özellikle de gidenler,gidip de umursamıyor gibi yapıp aslında ne fırtınalar kopuyor be senin içinde beni mi yiyosun kek kafalı dedirtenler.

Şarap içmek lazım böyle kişileri bir sandalyeye oturtup ellerini arkada bağlayıp,ağzını da 404 ilen yapıştırıp.
Arkaya da böyle kelebekler uçuşturan yumuşaklıkta bir şarkı koyup,iyice delirtmek istiyorum hepsini.

Bir de bunların bu uğraşlara bile değmeyecek olanları var,onları zaten saldık. Saldırdık onlara yeterince.
Ucuz romanların paha biçilemeyen ezikleri onlar. Eşgalleri herkesin beyninde bir yerlerde kazılı.
Acı olan onlar için harcanmış tüm saniyeler..ve bu saniyelerin Küçük Emrah filmlerinden bile daha acı olması.
neş eağliyiam!

Ve kelebekler uçuşturan şarkıyı buldu çocuk:

Kathryn Williams In a Broken Dream

Every day I spend my time drinking wine, feeling fine…
Waiting here to find the sign that I can understand, yes, I am.
In the days between the hours, ivory towers,
Bloody flowers push their hands into the air…
I don't care if I ever know, there I go.
Don't push your love too far.
Your wounds won't leave a scar.
Right now is where you are…
In a broken dream!
Did someone bow their head?
Did someone break the bread?
Good people are in bed before nine o'clock.
On the pad before my eyes, paper cries, telling lies,
The promises you gave from the grave of a broken heart…
Hmmm…

Every day I spend my time drinking wine, feeling fine…
Waiting here to find the sign that I can understand,
yes, I am.
Oooooh!

I sit here in my lonely room…
Don't push your love too far.
You know your wounds won't even leave a scar.
Right now is where you are…
In a broken dream!
And don't forget what I said?

Hoooooo!

Ivory towers…
Bloody flowers

3 yorum:

jenny dedi ki...

tek kelimeyle muhteşem yazı..harika yorum..şarkı da arkadan tatlısı olmuş..

aysegul dedi ki...

ben ortamın kerizliğine aday oluyorum.
bu içsel kesici yazıyı kavrayamadım.
birşeyler anladım ama.
'ben henüz oraya gelmedim'
:D
bu cümleyi kullanmayan ögrenci ögrenci degildir abi
alakasız

chaoticnat dedi ki...

"anlaşılır, akıcı, haftanın makalesi olmaya aday"
parallel evren times